12 Şubat 2020 Çarşamba

Gençlik ve Gönüllülük Bursa Çalıştayı ve Biz...


Bir araya geldik,

Ege ve Marmara Bölgelerinden gençlerle 3 gün boyunca bir aradaydık,

Sanki haftalarca birlikte zaman geçirmiş gibi bir samimiyet,

Ama aynı zamanda ilk defa karşılıyormuşçasına bir heyecan,

Fark oluşturan duyguları fark oluşturan gençlerle birlikte yaşadık,

Simge,

Süleyman,

Tayfun,

Ayşenur,

Gamze,

İrem,

Rüya,

Alperen,

Hilal,

Anadolu gibi farklıydılar,

Tanımazsınız hiçbirini ama aynı zaman da çok da iyi tanırsınız,

Çünkü seninle aynı dertleri onlar da paylaşıyor,

Yaşamlarında senin kaygıların neyse emin ol onlarda da aynıları var,

Mücahit,

Mavinur,

Kevser,

Senden farklı değiller,

Yaşadıkları coğrafyaya dair kaygıları ortak,

Ben, ne olacağım,

Nasıl bir gelecek bekliyor beni,

Anadolu adlı ortak coğrafyamı nasıl daha iyiye taşırım,

Ortak geleceğimizi nasıl iyileştiririm,

Çocuklarıma iyi bir miras bırakabilir miyim sorularını sen kendine soruyorsun ya işte,

Onlar da bu soruları kendilerine soruyorlar,

Senden biraz farklılar çünkü sana göre daha duyarlılar,

Sorumluluk almaktan,

Taşın altına ellerini sokmaktan çekinmiyorlar,

Gönüllülük etrafında buluştuk,

Beyza,

Yaren,

Betül,

Aziz,

Ezgi ile oturduk bağdaş kurduk yerde,

Başladık sohbete,

Gönüllülüğe dair ben ne düşünüyorum,

Sen ne düşünüyorsun,

Biz, ne düşünüyoruzun cevabına hep birlikte ulaştık,

Ulaştığımız cevabın hem bizi bir adım daha ileriye taşımasını istiyorduk,

Hem de bizim dışımızdaki gençlerin gönüllülük sürecine dahil olmasını arzuluyorduk,

Yarın nasıl bir felaketin,

Nasıl bir geleceğin bizi beklediğini bilmiyoruz,

Bugünden başlayarak yarına hazırlıklı olmak,

Ve, bunun içinde birbirimizi daha çok sevdiğimiz,

Daha çok sahiplendiğimiz,

Birbirimize daha çok inandığımız,

Birbirimizi ötekileştirmeden kabullendiğimiz ortak bir Türkiye inşa etmemiz gerekiyor,

Sonrasında da oluşturduğumuz enerjiyi dünyaya yazmamız gerekiyor,

Bunun yolu da hiç tanımadığımız bizim dışımızdaki ile tanışarak ve paylaşarak süreci başlatmak,

Biz de öyle yaptık,

Farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görerek cesurca bir araya geldik,

Kimin hangi görüşten olduğu önemli değildi,

Biz, Anadolu gibiydik,

Ve, Anadolu’yu Anadolu yapan renkliliğiydi,

Biz, gökkuşağının adeta her birimiz ayrı bir rengini oluşturuyormuşçasına bir araya gelen gençler,

Gönüllülük kavramını tartıştık,

Gönüllülük sürecine engel olanları ortaya koyduk,

Motivasyon kırıcıları,

Kamunun yaklaşımını,

Sivil toplum kuruluşlarını,

Aileleri,

Arkadaş çevresini ne varsa konuşulması gereken hepsini konuştuk,

Bu yüzden zaman nasıl geçti hiç anlamadık,

Hikaye bittiğinde damağımızda kalan tat ile öylece gençler birbirlerine baktılar bende onlara,

Her proje farklı bir süreci beraberinde getiriyor,

Ama en önemlisi gençlerle aramızda inanılmaz bir diyalog köprüsü oluşuyor,

Ve, nereye gidersek gidelim,

Ya isimleri,

Ya hikayeleri,

Ya söylemleri,

Ya projeleri,

Ya da sohbetleri bizimle oradan oraya gitmeye devam ediyor,

Biriktiriyoruz, biriktirdikçe tebessüm ediyoruz,

Çünkü biliyoruz,

Biz, hikaye biriktirdikçe zenginleşiyoruz…

İyi Akşamlar
Ahmet K.




3 Şubat 2020 Pazartesi

İKİ AŞMAZ VE GÖNÜLLÜLÜK


İKİ AŞMAZ,

İki aşmazı aşmak gerekiyor;

Kamunun kaynaklarının etkin kullanımı,

Beşerî sermayenin verimliliğini sağlamayı,

Devletin kaynak sorunu yok,

Var olan kaynakları çağın gereğine göre kullanma problemi var,

Gelişmiş ülkelerle rekabet etmek istiyorsanız,

En önemli konu kamunun kaynaklarının etkinliğinin arttırılması,

Ve, verimliliğin sağlanmasıdır,

Kamu adına kamu hizmetinde çalışanların sorumluluğudur kaynak verimliliğini sağlamak,

Yenilikçi düşünerek kamunun refah düzeyini arttıracak inovatif modeller geliştirmek,

Eğer kamu çalışanı sadece mevcudu yürütmeye çalışıyorsa,

Yenilikçi bakış açısından uzak,

Eskilerin tabiriyle icat çıkarmıyorsa,

O vakit işte tıkanma başlar,

Müdahalenin gecikmesi hasarın büyüklüğünü arttırır,

İlk anda müdahale anjiyo ile kurtarabilecekken,

Müdahale geciktikçe kalp nakline kadar gider,

Eğer ihtiyaç görülmezse,

Geçiştirilirse bünye iflas eder,

Bizim kaynak sorunumuz yok,

Kaynakların verimliliğini sağlama sorunumuz var,

Öncelikleri doğru tespit etmek gerekiyor,

Kaynağı kullanmak için kullanmamak,

Doğru dokunuşları yapmak,

Çağın bir adım ötesini düşünerek rekabet etmek gerekiyor,

Maalesef bizde durum hiç de böyle değil,

Alışılmış bir düzen ve bu düzene hızla uyum sağlayan bir beşeri sermaye var,

Kamunun kaynak verimliliğini sağlayacak olan kamuya hizmet eden beşeri sermaye iken beşeri sermayeyi verimli kullanması gerekenler de en alt kademeden başlayarak en üst kademeye kadar görev alan kamunun yöneticileri,

Yaşadığı çağı takip etmeyen,

İçinde olduğu dünyadan habersiz,

İcatları destekleyip teşvik etmeyen yönetici alışılmışı koruma yaklaşımı,

Var olan düzen en iyi düzendir yönetici hiçbir vakit ileri götüremez,

Devletin hem ekonomik hem beşeri sermaye sorunu yok,

Devletin ekonomik kaynağı ve beşeri sermayeyi kullanma sorunu var,

Yeni bir yaklaşımla Anadolu da bir inanç oluşturmak gerekiyor,

Adına çağ dediğimiz hızlı tren çok hızlı bir şekilde ilerliyor,

Her geçen gün inovatif yaklaşıma sahip devletler ürettikleriyle hızı arttırıyor,

Hayal edilen ve gerçek arasındaki farkı kapatmadıkça da tren bizden uzaklaşıyor,

İki aşmazı aşmak,

Ve, yaşadığımız coğrafyanın potansiyelini harekete geçirmek gerekiyor,

Tam da burada devreye gönüllülük giriyor,

Gönülden yaşadığın coğrafyaya sevda giriyor,

7000’e yakın başvuru aldık,

Bu hafta yola çıkıyoruz ilk durağımız Bursa,

Ege ve Marmara Bölgesi gençleriyle buluşarak gönüllülük kavramını tüm boyutlarıyla ele alacağız,

İnancı arttıracak dokunuşlar,

Ve, Anadolu’nun hikayesine hikaye katmak için inanan ve isteyen gençelrle buluşacağız,

Bakalım yol neler getirecek,

Gönüllülük treni ilerliyor,

Anadolu’nun inanmış gençleri ise yetişmeye çalışıyor…