24 Haziran 2021 Perşembe

Bekleyen Kaybeder, Hikaye Toplamaya ve Hikaye Yazmaya Devam...

 


2020 yılının sonuydu,

 

Mesele okuma kültürü değil,

 

Okuma kültürünün yanı sıra bizim Bölge Kalkınma İdareleri olarak asli işimiz model üretmek ve kuruluşuna uygun bir şekilde ülkeye bakış açısı katmak bakış açısıyla madem KOP Okuyor diye bir mali destek programımız var,

 

Kütüphane kurmayalım,

 

Bu yıl modeller hayata geçirelim dedim,

 

KOP Okuyor’dan sorumlu iki çalışma arkadaşım Hacer ve Ayşe ile birlikte başladık çalışmaya,

 

Türkiye’nin uzay hedefleri var o vakit biz de uzayın parçası olmak isteyen ülkemizin çocuklarına ve gençlerine uzayın derin dünyasını hayal ettirelim dedik.

 

Kalkınma Ajansları Genel Müdürümüz Barış Beye 2021 projelerimizi anlatırken modelimizi sahiplendi,

 

Bu yıl 20’ye yakın Astronomi Kütüphanesini kentsel ve kırsal alanlarda bir bir kuruyoruz.

 

Kırsaldaki çocuğun Türkiye’nin uzay yolculuğuna eşlik etmesi için teleskoptan gökyüzüne bakması,

 

Kentseldeki çocukların büyük ayı nerede küçük ayı nerede öğrenmesi,

 

İlk modelin kurulması çalışmaları Aksaray’da dün itibariyle başladı,

 

Muhteşem bir Astronomi Kütüphanesi kuruluyor.

 

Akabinde Nevşehir, Kırıkkale, Kırşehir, Karaman, Niğde, Yozgat ve Konya’da bir bir kurulacak kırsalıyla kentsel alanlarında…

 

Dün Aksaray’daydık,

 

Hasandağı eteklerinde Türkiye’nin Sayın Valimiz Hamza Abiyle uzayın çocuklarını Hasandağı eteklerinde buluşturma kararı aldık.

 

Ağustos’ta Türkiye Uzay ve Astronomi Kampı için Bizim Anadolu’nun gençleriyle Aksaray’da Hamza Abinin misafiriyiz.

 

20’li yaşlarımdayken Türkiye’nin en büyük gençlik festivalini 3 yıl üst üste Genel Koordinatörlük yaparak organize ettiğim dönemde yıl 2010’lar ya da 2015’te KOP Gençlik Festivalini yaptığımda bakış açım önümüzü açın bu memleket ve gençler için yapacağımız çok şey vardı.

 

Yok Kardeşim!

 

Olmadı!

 

Cumhurbaşkanımız İstanbul Haliç Kongre Merkezinde beni anlattığında,

 

İlk defa fark ettim,

 

Makamdan daha büyük bir güç var,

 

Makam olmadan Anadolu’nun çocukları ve gençleriyle verdiğin samimi emek,

 

Sen, doğru durup inandıklarının peşinden gidersen duanın sahibi veriyor sana en büyük mükafatı,

 

Hem de binlerce duanın içinde yer almanı sağlıyor,

 

Cumhurbaşkanımızın gençliğe olan desteğini ben biliyorum,

 

Yaşadım,

 

İsteyen istediğini atasın,

 

Ne yapalım biz de 20’li yaşlarımızda olduğu gibi önümüzü açın diye beklemenin ne kadar büyük bir hata olduğunu yaşayarak öğrendik,

 

Ben, sen, o, Biz kimseye yakın değiliz.

 

Biz, Anadolu’nun gençlerine yakınız,

 

Vatana yakınız,

 

Ve, vatan için bugün her birimiz farklılıklarımızla taşın altına elimizi koymak zorundayız,

 

Kardeşim!

 

En büyük makam bu ülkenin farklılıklarıyla muhteşem olan gençlerinin kalbine girmek,

 

Durmak yok,

 

İnandıklarımızın bir bir mücadelesini vereceğiz,

 

Hesap kitap yapmadan yolumuza devam edeceğiz.

 

Yunus Emre Yazarlık Kampı ile dünya ile rekabet sürecimize 120 genç kazandırdık,

 

Şimdi Astronomi ve Uzay Kampıyla 120 genç kazandıracağız,

 

Sonra 120’ler birleşecek binler olacak,

 

Ama yapmak için,

 

Ya da görüntü vermek için hiçbir şey yapmayacağız,

 

Zaten yaparsak biliyorum gençliği yakalayamayız,

 

Bütçe mi,

 

Çok önemli değil,

 

En kötü Atlasko’nun rızkını yatırırız,

 

Sonra Anadolu’nun çocukları ve gençleri bir bir büyür babası terki diyar ettiğinde Atlasko’nun yanında yer alırlar.

 

Biz kendimizi kandırmıyoruz,

 

Namaz,

 

Oruç,

 

Zekat’ın ibadet olduğu kadar insan olana beynini kullanmasının da anlatılması gerektiğinin ibadet olduğunun farkındayız.

 

Allah en nihayetinde bizi bu dünyadaki yapacaklarımızın sınırını görmek için sınıyor,

 

Bırakalım kendi kandıranlar kandırsın,

 

Biz, Anadolu’nun çocukları ve gençleri olarak en büyük makamı birbirimizin kalbinde inşa ederek,

 

Hamza Abinin dediği gibi kötülük bile yapana iyilik yaparak çoğalalım,

 

Sonra bir gün bakmışız dünyanın gelişmiş ülkeleriyle rekabet noktasına gelmişiz.

 

Bu hikaye bizim,

 

Ve, biz kendi hikayemizi yazmanın mücadelesini vereceğiz.

 

En nihayetinde hesap sahibine hesap vereceğiz,

 

O da bize öğretildiği gibi değil kendimizin sorgulayarak öğrendiği gibi,

 

Ertelemeden yarına,

 

Bugünün içinde hayal kurmak için sıradaki kampın adı: Astronomi ve Uzay Kampı…

 

 

Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir ve hikaye başlar






Sabahın ilk ışıkları,


Ovanın içinden vuruyor güneş,


İstikamet Aksaray,


Türkiye’nin modellerini bir bir üretiyoruz,


Bölgesel kalkınma sürecinin kılcal damalarına girdik bir defa,


Cumhuriyetin çocuklarının geleceğini inşa edecek süreci koordine eden Sayın Valimiz Hamza Abi’nin misafiriyim.


Yaklaşırken Aksaray’a arıyorum,


Yeşilova Köyündeyiz buraya gel diyor,


İlk sapaktan sapıyorum,


Toplanmış bütün mahalleli,


Bir bir dinliyor şikayetleri,


Yerinde dinleme yerinde çözüm anlayışı oturmuş şehirde,


Pazar yerine giriyoruz;


Bağırıyor Pazarcı gel Sayın Valim gel karpuzumdan al diyor,


Karşısındaki kiraz satan abi bağırıyor,


Gel Sayın Valim bir de kirazdan al diyor,


Her birinin parasını ayrı ayrı cebinden çıkarıp ödüyor,


Olduğu kadar ama en azından size katkı olsun diyor,


Az ilerliyoruz yaşlı bir teyzem ellerinin arasına almış başını,


Kara kara düşünüyor,


Karşısındaki Vali mi onu da bilmiyor,


Ne oldu diye soruyor Hamza Abi,


Yanındaki cevap veriyor söyle söyle diyor,


2 hafta öncesine kadar 50 lira olan sarımsak düşmüş 5 TL’ye onu da satamıyor,


Akşama eve ne götüreceğim diye düşünüyor,


Kaç kilo var burada diye soruyor Hamza Abi,


200 kilo,


Cebinden çıkarıyor ne varsa satın alıyor,


Fakire fukaraya dağıtın diyor,


Öylece göz göze geliyoruz kalabalığın içinde o an diyorum içimden her gün karşıma Facebook, YouTube ekranlarında çıkan Recep Yazıcıoğlu Vali efsanesinin can bulmuş haliyle karşılaşıyorum,


Oturuyoruz pazarın ortasındaki kamyon arkasındaki çay ocağının önüne,


Gelen geçen bir bir giriyor topa,


Pazarcıların hepsi Hamza Valiyi tanıyor,


Her gün neredeyse farklı köy pazarında olduğundan Pazarcılarla birlikte o da diyar diyar geziyor,


Şehrin nabzını Pazar’da tutuyor,


Koruma yok,


Polis yok,


Jandarma yok,


Vatandaşım ben diyor,


Yanında kurum amirleri var,


Espirinin sınırı yok…


Nereden girdim ben buraya,


Gündem başkaydı,


Ha doğru ya şunu diyecektim,


Önce Adam olacaksın sonra makam sahibi,


Sen gidersin adamlığın yaşar Hamza Valim,


Tam pazardan ayrılacağız esnaf her köşeden sesleniyor,


Tezgahı kapatıyor musun Sayın Valim?


Yarın görüşürüz…


Resim çekmek, 


Poz vermek değil amaç uzaktan Vali gitti iki resim çekti çıktı dersin,


Yok Hamza Abi Pazardaki esnafın yol arkadaşı olmuş…


Tam Valiliğe gideceğiz gündem yoğun Türkiye’nin ilk uluslararası tarımsal eğitim merkezini konuşacağız,


Sağlık Müdürü Kerim Bey,


Konya, Aksaray, Karaman UMKE kampı var diyor,


İstikamet bir anda Hasandağı oluyor,


Öne arkaya bakıyorum,


Koruma araçları yok,


Biz gidiyoruz,


Yol gidiyor,


UMKE ekibi karşılıyor bizi kampta,


Geçen hafta Yunus Emre Yazarlık Kampında gençlerimizin başında tutan UMKE’ciler de orada,


Ahmet, burada kamp olmaz mı diyor,


Ne kampı yaparız diye sorunca?


Ankara’da Türkiye Uzay Ajansı kuruldu,


Mesele Ajansın kurulması değil,


Bizim Anadolu’nun çocuklarına ve gençlerine uzayı hayal ettirmemiz lazım diyorum,


Astronomi Kampı yapalım Anadolu’nun gençleriyle uzayı teleskoplarımızı alıp izleyelim diyorum,


Gülümseyen bir ses tonuyla;


Hayırlı olsun Ahmet yapıyoruz diyor.


Gençliğin kırsaldaki üretime dahil olmasına yönelik hayata geçireceğimiz modeli konuşacakken yeni bir hikâyenin parçası oluyorum,


Vilayete geçtiğimizde Aksaray’a atanan öğretmenler karşılıyor bizi,


Onlara bir Validen önce Öğretmen olan yaklaşımıyla bir yol çiziliyor,


Perşembe Voleybol Maçı yapalım mutabakatı sonrasında,


Toplantıya başlıyoruz.


Anadolu’nun hesap kitap yapmadan emek veren,


Verecek olan aktörlere ihtiyacı var,


Kendi bekasından başka bir şey düşünmeyen,


Koltuğunu kaybettikten sonra hırslanan,


Kendisinden öte bir şey düşünmeyenlerin her birinin devri tek tek bitiyor,


Bitmek zorunda,


Z kuşağı ve sonrasında gelen Atlasko kuşağı bunu getirecek,


Ya değişime herkes ayak uyduracak,


Ya da değişim kendisi sizi değişime uyduracak,


Biz Anadolu’nun samimi emek veren her yüreğiyle bugüne kadar olduk,


Bugünden sonra da olmaya devam edeceğiz.


Meselenin özü hikaye toplamak,


Alın size bugünün hikayesi,


Yazacak daha çok şey var,


Ama yazarsam Roman olur,


Aksaray’daki topladığım hikayelerin tamamını belki de bir kitap yaparız bir gün Anadolu’nun inanan gençleriyle kim bilir…



22 Haziran 2021 Salı

Bitmeyen Bir Kamp Yapmışlar

 

Sanki hala devam ediyor gibi…

 

Hiç bitmedi,

 

Hani zamanın içindeymişsin gibi,

 

Travmaların ve korkunç bir baskının sonucunu yaşayan bir asrın çocukları olarak,

 

Sanki hala kamp ateşinin etrafındayız ve sandalyelerimizle yan yana geleceğe bakıyoruz gibi…

 

Hava soğukmuş,

 

Covid19 varmış,

 

Yağmur yağıyormuş,

 

Rüzgâr esiyormuş,

 

Bana ne diyen gençler…

 

4 aylık bebek Atlasko kucağımda,

 

Gerçekleştirilen her etkinlikte en önde kucağımda,

 

Ben olmadığımda annesinin kucağında,

 

Büyük bir dikkatle dinliyor,

 

Her cümleye aynı şekilde başlıyorum,

 

Yunus Emre Yazarlık Kampının tek amacı var Atlasko neslinin daha mutlu ve dünyayla rekabet edebildiği bir hikayenin başlaması için farkındalık oluşturmak.

 

Zekasıyla beni şaşırtan,

 

Kaleminin dokunuşlarıyla,

 

Kurduğu cümlelerle beni şaşırtan Emirhan çıkıyor karşıma,

 

Gözlerine bakıyorum,

 

Yaşadığı görme kaybının özünde onun yaşamın en dinamik unsuru olmasının önünde hiçbir engel olmadığının o yaşına rağmen farkında,

 

Verdiği emekle akranlarının bir adım önüne geçebileceğinin bilincinde,

 

İlerliyorum kamp alanında Fazlı dedikçe kızan Fazıl çıkıyor karşıma durmuyor,

 

Durduramıyorsun,

 

Hiperaktifliği ile baş edemiyorsun,

 

Enerjisinin muhteşemliği karşısında saygıyla eğilerek devam ediyorum yoluma,

 

Muhsin çıkıyor karşıma,

 

İlk karşılaştığımdaki süreciyle bugünü arasındaki değişim ve dönüşümü izlediklerimden,

 

Her bir etkinliğe geldiğinde üzerine bir şeyler koyarak gelişimine devam ediyor,

 

Sonra Sıla çıkıyor karşıma ilk karşılaştığımda Mart ayında beni etkileyen Sıla,

 

Gençlik ve Spor Bakanının karşısında gençliğin odağa alınması gerektiği ile ilgili her cümlesiyle adeta iyi ki bu doğru insanı seçmişiz dedirtiyor,

 

Biraz ilerliyorum soğanın içinde yumurta pişiren videosu ile başvuru yapan Hüseyin çıkıyor karşıma,

 

Çocuklar gibi şen,

 

Bugüne kadar neden bu kamplara,

 

Projelere katılmadım bakışıyla bakıyor bana,

 

Sonra biraz daha ilerliyorum Yasin çıkıyor karşıma,

 

Elinde fotoğraf makinesi,

 

Bir aşağı bir yukarı Kutluhan ile birlikte her anı ölümsüzleştirmeye zamanın ötesine bir mesaj bırakmaya çalışıyorlar…

 

Sonra biraz daha ilerliyorum Türkolog kız çıkıyor karşıma,

 

Adı öyle kaldı,

 

Sena, kurduğu her bir cümleyle kendisini yetiştirme sürecine dair kat ettiği yolu hissettiren duruşu ile çıkıyor karşıma,

 

Sonra biraz daha ilerliyorum,

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden gelen Zeynep, Nazan ve Ahmet çıkıyor karşıma,

 

Daha liseli gençler,

 

Ama kendisini yetiştirmek için eğitime gönül vermişler,

 

Bizden olandan çıkarak yola onlar da Aksaray’a gelmişler,

 

Sonra biraz daha devam ediyorum Şeyma çıkıyor karşıma başlıyor Aksaray Gençlik Meclisini anlatmaya,

 

Sonra hava kararıyor,

 

Bulutlar gökyüzünü kaplıyor,

 

Hafif biraz rüzgarla birlikte bir bir konuşmacılarımız sahneye çıkmaya başlıyor,

 

Her akşam Sayın Valimiz Hamza Abi bizimle,

 

Yanında ne koruma ne de şoför,

 

Gençlerden biri gibi sokuluyor aramıza,

 

Mikrofondan konuşmak yerine gençlerin arasından ortak oluyor sohbete,

 

Sonra herkes yorulunca,

 

Köşeye doğru gidiyorum Belemir Teğmen köşeden bakıyor gençlere,

 

Sorunsuz bir şekilde geçmesi için Jandarmalarımızla birlikte,

 

Hafiften biraz sohbet ediyoruz,

 

Sonra devam ediyorum,

 

Kucağında Yaman Elif Nur Kaymakam hazırladıkları lezzetli yemekler ve Aşıklı markasının üretken kadınlarının gururunu anlatıyor gençlere,

 

Biraz ilerliyorum birlikte iyi işler yapacağımıza inandığım Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği Genel Başkanı Hacı Ömer Abi çıkıyor karşıma,

 

Birlikte hayal ettiğimiz modeli Tarım Bakan Yardımcımız Hadi Abi ve Aksaray Valimiz Hamza Abiyle konuşuyor,

 

Bir modelden ötesiydi Yunus Emre Yazarlık Kampı,

 

İlk defa Anadolu adlı ortak coğrafyamızda kamp yapılmıyor,

 

Bizden öncesinde de yapıldı,

 

Bizden sonrasında da yapılmaya devam edecek,

 

Herkes bir bir kamp için çağrıya çıkmaya başladı,

 

Neydi farklı olan biliyor musunuz?

 

Yapmak için yapmadık,

 

Görüntü vermek gibi bir derdimiz yoktu,

 

Ortak bir çabamız vardı,

 

Anadolu’nun düşünen, sorgulayan ve üreten gençlerinin harekete geçmesini sağlamak,

 

Bu yüzden sürprizler hiç bitmedi,

 

Bu yüzden program tam da bitti otobüslere biniyoruz,

 

Dağılıyoruz dediğimiz anda bu sefer Aksaray’ın motorsikletlileri Abdulkadir Ay’ın öncülüğünde gençlerle hatıra fotoğrafı çektirmek için geldiler…

 

Dedim ya sabah 5.30 gibi kalktım işe geldim,

 

Sonra kağıdın kaleme dokunmasını yaşamadan güne başlayamadım,

 

Sanki hala o anın içindeymişim gibi,

 

Bakalım bu hikayenin verdiği haz ve motivasyon bize nasıl hikayeler yazdıracak,

 

Neler çıkaracağız ortaya…

 

 

 

 

 

 

 

20 Haziran 2021 Pazar

Kendi Küçük Ama Potansiyeli Büyük Bir Şehir Aksaray

Aksaray’ı duydunuz mu hiç?






 

Türkiye’nin en başarılı kamp modelini hayata geçirdiğimiz şehri,

 

Kendi küçük ama potansiyeli büyük bir Anadolu şehri,

 

Covid19’un en yoğun olduğu dönemde Vali olarak atanan Hamza Aydoğdu Abinin şehre gelmesiyle birlikte,

 

Küçük bir şehir olmanın model olmaya engel olmadığının farkına varmış bir şehir,

 

Pandeminin ortasında bir hayal kurduk tam bundan 5 ay öncesinde,

 

Bu yıl Yunus Emre yılı ve Yunus’u anmak için her yerde etkinlikler düzenlenecekti ama KOP olarak bizim bir farkımız olmalıydı,

 

Asli işimiz model üretmekti.

 

Aslında model bir tek bugünün değil yıllardır gelen birikimin bir sonucuydu.

 

Valilik odasında bize ait olan Model önce bir şehre sonra da ülkeye ait olmalıydı.

 

Salt kamu eliyle bunu yapmak mümkün değildi.

 

Bunun için gönüllülük ruhu gerekliydi,

 

Tam da bu noktada devreye işte gönüllülük ruhuna sahip aktörler bir bir girdiler.

 

 

Biz, 120 kişi farklılıklarımızla Aksaray’a Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gidecektik.

 

Hiçbirinin siyasi görüşünü bilmediğim gençlerin tamamını yaptıkları başvuruya göre belirledik.

 

Ayrışmanın bir anlamı yoktu.

 

Ayrıştıkça birliktelikten uzaklaşmak bizi dünyanın gerisinde bırakıyordu.

 

Gelişmiş dünyayı yakalamak için siyaset üstü bir şekilde farklılıkların buluşmasını sağlamak,

 

Adeta dünyaya ilk gelen insan gibi,

 

Doğanın en temiz ve dokunulmamış kalan noktalarından biri olan Selime’de Çatlağın yerinde,

 

Yaprakhisar sınırları içerisinde,

 

Tellioğulları ile Seferoğulları arasındaki meselede olduğu gibi Yeşil bir Vadi’de kendimiz için bir yaşam alanı oluşturduk.

 

Kültür ve Turizm Müdürlüğü, AFAD, İl Özel İdare, Tarım İl Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü biz gönül vermişlerin yol arkadaşıydı.

 

Covid19 sürecinde sürekli olarak ekonomik tahribat ve sağlık dile getirilirken asıl sorun ülkenin eğitiminde oluşan tahribattı.

 

Çünkü neredeyse 1 1.5 yıldır eğitim sisteminden uzak olan bir nesil bundan 20 yıl sonra karşımıza nasıl bir tahribatla çıkacaktı bunu düşünmek gerekiyordu.

 

Gündelik gündemin içinde herkesin dedikodu kazanına çekildiği bir süreçte yok kardeşim,

 

Anadolu’ya inanan gençlerin dedikodu yapmak yerine,

 

Şikayet etmek yerine,

 

Üretmek için hayal etmesi gerekiyordu,

 

Tam da bu yüzden sloganımız Üretmek İçin Hayal Et oldu.

 

Onlar gelmeden bir hafta öncesinde alt yapıyı oluşturmak,

 

Eksiklikleri görmek ve tamamlamak için sahadaydık.

 

Gelene kadar bize ait olan kamp onlar geldikten sonra hepimize ait olacaktı.

 

Sonra bir bir çıktılar yola,

 

Beni en çok üzen ise gelenler kadar gelmek isteyip de gelemeyenler oldu.

 

Covid19 vardı ve bir risk alıyorduk,

 

Maske, temizlik ve sosyal mesafeye ne kadar dikkat etsek de özlemiştik birbirimizi,

 

Belirli bir noktada eğitim için,

 

Üretmek için Covid’e de meydan okumak zorundaydık.

 

Hesap yapmadan çıktık yola,

 

Yolculukta şekillendi her şey,

 

Zaten hesap yapmak yerine yol yürürsek her noktada bize destek olacak Hamza Abi vardı,

 

Tam da bu yüzden çok da hesaba gerek yoktu.

 

Normal de bir şehir de tek Vali olur,

 

Ama Aksaray’da durum hiç de öyle değil,

 

Her birey adeta bir Vali gibi sorumluluk alması gerektiğinin farkında,

 

O özgüveni hissediyor herkes,

 

Sanırım olması gereken sağlanınca her şey hayal ettiğimiz gibi gitti.

 

İlk gün rüzgarın esmesi,

 

Yağmurun yağması,

 

Çadırların uçacak gibi rüzgârın karşısında bir kavak gibi eğilmesi ama bükülmemesi,

 

Yağan yağmurun küçük bir damla gibi bizi ıslatması,

 

Yıldızlar geçidi gibiydi her şey,

 

7 eğitmen görev aldı süreçte,

 

10 kişilik bir koordinasyon ekibi,

 

Birbirinden kıymetli isimler,

 

Gençlerin eğlenirken öğrendiği,

 

Öğrenirken öğrettiği bir süreci yaşattık.

 

Mükemmel değildik,

 

Olmak zorunda da değildik,

 

Elbet eksikliklerimiz olacaktı ama biz 120 kişi bir araya gelince bütün eksiklikleri tamamlayacak potansiyele sahiptik,

 

Tam da öyle oldu.

 

Kampın koordinatörü olarak görev yaptım belki ama her bir bireyin ayrı ayrı gönüllü olduğu bir süreci yaşadık hep birlikte,

 

Eskiden GAP Gençlik ve KOP Gençlik Festivallerinin Genel Koordinatörlüğünü yaptığım dönemlerimi özlediğimi fark ettim.

 

Serdar Tuncer,

 

Hakkı Alan,

 

İsmail Kılıçaslan,

 

İlber Ortaylı,

 

Mete Yarar,

 

Necdet Subaşı konuşmacılarımızdı…

 

Gençlik ve Spor Bakanımız Mehmet Kasapoğlu,

 

Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Mehmet Hadi Tunç sürpriz ziyaretçilerimizdi.

 

5 gün nasıl geçti hiçbirimiz anlamadık,

 

Gülağaç Kaymakamlığı Aşıklı Kadın Kooperatifi yemeklerimizi yapan taraftı,

 

Akşamları ise Aksaray Tarım Müdürü Bülent Abi koordinasyonunda Ziraat Odası, Borsa, Birliklerimiz yemeğin yanında gençleri ikramlarıyla yalnız bırakmayan aktörlerdi.

 

Aksaray Kültür Müdürü Mustafa Abi yol arkadaşımdı,

 

Sonra yolculuğa AFAD Müdürü Cezmi Abi dahil oldu,

 

Yıllar öncesinden bugüne miras olan Çeto Başkan ise her sağıma soluma baktığımda yanımda duruyordu.

 

Şimdi gelirken kafasında binlerce soru işareti olan 120 genç,

 

Anadolu’nun dört bir yanına yayıldılar,

 

Gittikleri her yer de önce annelerine babalarına sonra kardeşlerine ve arkadaşlarına kendi küçük ama potansiyeli çok büyük Aksaray’ı anlatacaklar,

 

Üretmek için hayal edenlerin sayısının artması için birer çoğaltıcı olacaklar…

 

Kucağımda oğlum Atlasko,

 

Yanımda eşim Ays,

 

Bizler ise kaldığımız yerden yeni modeller üretmek için yolculuğumuza devam edeceğiz.

 

Biliyorum tıpkı 2010 yılında birilerinin Antep’te Shantel’in ne işi var dediği gibi,

 

2021 yılında da Mete Yarar’ın, İlber Ortaylı’nın orada ne işi var demeye devam edecek,

 

Kendi bir şey üretemeyen,

 

Takdir etmeyi bilmeyenler bunu dese de biz Anadolu’nun farklılıklarıyla birbirine inanan gençleri olarak emek vermeye,

 

Hayal kurmaya,

 

Ve, hayallerimizin peşinden gitmeye devam edeceğiz.

 

Hamza Abi;

 

İlk kitabımı yazdığımda ilk cümlem Ben, tesadüflere inanıyorum, İslami açıdan da tevafuklara inanıyorum idi.

 

Tam da ümidin tükendiği noktada karşılaştığımız insanlarla inancımız artıyor,

 

Bugün bu gençliğin inancı varsa,

 

Ve, küçük bir modeli ülke gündemine sokabildiysek bunun tek nedeni senin verdiğin samimiyet Abi.

 

Gençler,

 

Yaşam mottom neydi,

 

Ben, unutulmamak için yaşayanlardanım,

 

Peki ya siz?

 

İşte bugünden sonra bunun kararını verecek olan sizlersiniz…

 

Teşekkürler kendi küçük ama potansiyeli çok ama çok büyük olan Aksaray,

 

Bize hissettirdiğin tüm duygular için teşekkürler…